Bazı metinler vardır; okunmaz, yaşanır. Bazı sahneler vardır; izlenmez, hissedilir. Muğla Sosyal Bilimler Lisesi’nde sahnelenen “Dede Korkut Zaman Yolcuları” okuma tiyatrosu, tam da böyle bir karşılaşmanın izlerini taşıdı.
Kütüphanecilik ve Değerler Kulübü’nün “Okulun Kalbi Kütüphaneler” ve “Bir Kitap Bir İnsan” projeleri kapsamında gerçekleşen buluşmada, Klinik Psikolog ve Yazar Misli Baydoğan öğrencilerle aynı metnin, aynı duygunun etrafında bir araya geldi. Ancak bu kez metin sayfalarda kalmadı; gençlerin sesiyle çoğaldı, sahnede bir yolculuğa dönüştü.
Baydoğan’ın “Dede Korkut Zaman Yolcuları – Yağmur Taşı” eserinden yola çıkan 9/A sınıfı öğrencileri, rüya ile gerçeğin kesiştiği bir anlatıyı sahneye taşıdı. Yedi çocuğun iç dünyalarındaki kırılmalar, korkular ve arayışlar; Dede Korkut’un kadim sesiyle yeniden anlam buldu. Her biri kendi hikâyesine tutunan bu çocuklar, aslında hepimizin içinden geçen o soruya cevap arıyordu: “İnsan, kendi hikâyesini yeniden yazabilir mi?”
Sahnedeki her söz, bir yüzleşme; her susuş, bir kabullenişti. Ve belki de en önemlisi, gençlerin kendi kalemleriyle kurdukları bu anlatı, bugünün en sessiz ama en derin meselesine dokunuyordu: Kendini bulma cesareti.
Gösteri sonunda konuşan Misli Baydoğan’ın gözlerindeki duygu, sahnede kurulan dünyanın izleyicide bıraktığı yankının bir yansımasıydı. Çünkü bu yalnızca bir okuma tiyatrosu değil, aynı zamanda bir iç yolculuktu.
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni İsmail Zorba’nın rehberliğinde, senaryosundan dramatizasyonuna kadar öğrencilerin emeğiyle şekillenen bu çalışma, gençlerin yalnızca okuyan değil, düşünen, sorgulayan ve üreten bireyler olarak yetiştiğinin güçlü bir göstergesi oldu.
Etkinlik, bir atölye çalışmasıyla devam etti. Ancak asıl atölye çoktan kurulmuştu: Zihinlerde, kalplerde ve belki de henüz yazılmamış hikâyelerin kıyısında…









