Bir milletin bayrağına bakışı tarzı, ona karşı saygısı, sevgisi onu sahipleniş biçimi o milletin geleceğine dair önemli bir göstergedir. Çünkü bayrak dediğimiz şey Türk milleti için yalnızca göğe çekilmiş bir bez parçası değildir; binlerce yıllık özgürlük yürüyüşünün gökyüzünde dalgalanan simgesidir. Her rüzgârda biraz Malazgirt eser onda, biraz Çanakkale, biraz Sakarya… Ötüken’den Ankara’ya uzanan bir milletin sevinci, acısı, hafızası gururla dalgalanır kırmızının içinde.
ODTÜ’de yaşanan görüntüler bu yüzden yalnızca bir kampüs tartışması değildir. Mesele bir grubun başka bir gruba öfkesi de değildir. Asıl mesele, ortak hafızaya gösterilen tavırdır. Çünkü bayrak, fikirlerin üstünde duran son çatıdır. İnsan aynı düşünmeyebilir, aynı dünyaya bakmayabilir; fakat aynı bayrağın gölgesinde yaşarken o sembole saygı duymak, birlikte yaşamanın ilk şartıdır.
Bazıları bayrağı sadece bir bez parçası sanıyor. Oysa bir bez parçası için insanlar toprağa düşmez. Bir bez parçası için analar yıllarca kapıya bakmaz. Bu bez parçası mezar taşlarının başında sessizce dalgalanırken yalatanlar güvende hisseder kendini. Bayrağı değerli yapan kumaşı değil; uğruna ödenmiş bedellerdir.
İnsanı asıl ürküten şey ise fikir ayrılığı değil, köksüzlüktür. Çünkü köküyle kavga eden ağaç ilk fırtınada devrilir. Bayrağa öfke duyanların sesi bazen yüksek çıkabilir; ama tarih boyunca sesi en çok çıkanlar değil, kökü en derine inenler ayakta kalmıştır. Bu topraklarda bayrak, sadece devletin değil milletin vicdanıdır.
Ve ne olursa olsun, bir milletin bayrağı yere düşmesin diye yere düşen insanları oldukça bu ülkenin omurgası asla kırılmaz. Çünkü bazı semboller siyaset üstüdür. Bayrak da bunlardan biridir. Ona sahip çıkmak ortak geçmişe ve ortak geleceğe sahip olmaktır.
Rüzgâr bazen sert eser. Gürültü büyür, tartışmalar çoğalır. Ama sonunda gökyüzünde yine aynı bayrak kalır. Çünkü gelip geçen öfkelerden daha uzun ömürlü olan şey, milletlerin hafızasıdır. Türk yurdunda Türk bayrağını taşımak bir suç değil; bu milletin her evladının hem hakkı hem de vazifesidir. Bayrağa uzanan ellerin tez zamanda kırılması temennisiyle.
