Eskiler “Sermayenin dini imanı paradır. Gözü de başka şey görmez.” derlerdi. Bir yönüyle doğrudur. Bir yönüyle de eksiktir. Şimdilerde sermaye boyundan büyük işlere kalkışıyor. Kapital sermaye olunca da ajandasındaki çürük fikirleri topluma aşılama derdine düşüyor. Bu doğrultuda “sermayenin ajandası ve sermayenin dini imanı paradır.” söylemleri üzerinden iki örnek dile getirelim.
Geçtiğimiz günlerde Bosch firması ürün tanıtımı adı altında köpek annesi reklam filmi çekti. Hem de ne film!
Reklam filmi mağazada iki kadının konuşması şeklinde verilmiş. Konuşmalarının merkezinde çocuk var. Sürekli çocuktan bahsediyorlar. “Annesiniz galiba.” “Bende de iki tane var.” “Çocuk işte.” minvalinde cümleler kuruluyor. “Bizim park dönüşlerimiz efsane.” şeklinde bir cümle daha kuruluyor. Tam da film burada kopuyor. Reklam sonunda kucakta çocuk olan şeyin aslında köpek olduğu ortaya çıkıyor. Annelik köpek anneliği üzerinden kutsanıyor.
Tabi doğal olarak sanal medya sallanıyor. Tartışma büyüyor. Anne ve çocuk kavramıyla ilgili olarak reklama ve modernetiyede ağır eleştiriler getiriliyor. Eleştiriler reklam üzerinden değerlendirildiğinde her yönüyle haklı, geldiğimiz noktada ülkemizde nüfus ilerlemesi neredeyse durmak üzere. Çocuk ve aile üzerine artık ciddi şekilde politikalar geliştiriliyor. Aklı başında insanlar fikirler dile getiriyor. Ne yazık ki kapital,insanlığa dayattığı şekliyle modern dönemin kendi çizdiği çerçevede olmasını istiyor. Kapitalin şubesi bosch da görevini yapıyor.
Gelelim ikinci mevzuya: İstanbul Tarabya’da Burger Kingmağazasında üzerinde giyimi biraz müşkül iki insana yemek ısmarlamak isteyen bir kişinin parayı vermesiyle başlıyor. Ardından mağaza bu iki kişiye mekân önünde toplu alanda yemek vermek yerine paket yapıp mağaza önünden uzaklaştırmak istiyor. Bu iki kişi de bir köşede yemeklerini yiyor. İkramı yapan kişi ise mağaza müdürüne durumu izah edip tepki gösteriyor. Mağaza müdürü de “Onların burada yemesine izin veremeyiz.” diyor. Yani anlaşılır tabirle “Eyy fukaralar sizler bizim müşterimiz olamazsınız ancak biz markayı parlatacak insanları müşteri kabul ederiz.” diyor. Tabi bu konuda gündem oldu. Epey eleştiri aldı. Ben şaşırmadım ikincisi de dini imanı para olan kapitalin gerçek yüzüydü.
Sonuç olarak; Bu iki olaydan neredeyse toplumun kahiri ekseriyeti haberdar oldu. Okuyanlar, izleyenler, duyanlar kendisine ne ders çıkardı? Birincisi ülkenin bekasını hedef alıyor, ikincisi de ülkede yaşayan gariban insanları dışlıyor. Sermayenin bu gerçek yüzünü görüp de hala ben marka giyerim arkadaş, marka yerim arkadaş, marka evimde olur arkadaş demeye devam edecek misiniz? Vicdan ve akıl sahibi insanlar olarak sorgulamayacak mıyız bu mevzuları? Bu kapital markalar bir yerlere geldiyse halkın sayesinde oldu. Biz bunların gerçek yüzünü görüp acaba bu sefer akıllandık mı? Zamanla göreceğiz.
