Bursa Ulu Camii halıları yenileniyor. Halılar Demirci Özkul Halı firması tarafında üretiliyor.
Bursa Ulu Camii halıları yenileniyor. Halılar Demirci Özkul Halı firması tarafında üretiliyor.
Ülkemizde pek çok tarihi camiyi zaman zaman ziyaret ediyoruz. Camilerin tarihi özelliklerini incelerken ve dinlerken zeminde döşenmiş olan halıya da dikkat ediyorum. Çünkü caminin iç görünümünü en çok etkileyen şeylerin başında halılar ve duvardaki süsleme ve tablolar, hat yazılarıdır. Aydınlatma, ses düzeni ve içerideki koku da bir o kadar dikkat çeker.
Caminin temizliği, avlu temizlik ve düzeni, lavabo ve tuvaletlerin yeterli ve temiz olması en önemli konulardır. Kadın ve erkekler için ayrılan alanların düzen ve yeterli olması da dikkat edilemsi gereken hususlardır.
Cami imamı ve müezzinin titizlik ve gayretini camide görmek ve hissetme mümkündür. Cemaat ile din görevlilerinin iyi iletişimi camiyi güzelleştirir. Usul esastan önce gelir demişler. Usulüne uygun yapışan her iş başarıya ulaşacaktır.
Gelelim Bursa Ulu Camiye. Benim yılda en az bir kez ailecek ziyaret etmeye çalıştığım camilerin başında gelmektedir. Oradaki huzuru her zaman hissetmişimdir. Günlük 25 bin kişinin ziyaret ettiği Osmanlı sanatının en önemli eserlerinden toplam 3 bin 150 metre kare alanı olan tarihi Bursa Ulu Camii’nin halıları, yoğun ziyaret ve kullanım nedeniyle yenileniyor.
Yıldırım Bayezıd tarafından mimar Ali Neccar’a 1396-1399 yılları arasında yaptırılmıştır. Osmanlı’nın ilk başkenti
Caminin inşasına ait bir menkıbe vardır. Rivayete göre; Yıldırım Bayezıd, Niğbolu muharebesinde muzaffer olunca yirmi cami yaptırmaya karar verir. Bursa’ya geldiğinde bu fikrini damadı olan Emir Sultan’a söylemiş, O’da yirmi cami yerine yirmi kubbeli bir cami yapılmasını tavsiye etmiştir. Caminin yeri de Emir Sultan’a, rüyasında manevi bir işaretle gösterilmiş, ertesi gün bu işaret edilen yerde çimen bittiği görülerek caminin yeri tespit edilmiştir. Karar Padişaha bildirilmiş, Padişah da bunu uygun görerek caminin inşasını başlatmıştır. Cami, Niğbolu zaferinde kazanılan ganimet mallarıyla yaptırılmıştır.
Caminin ilk imam-hatibi, Mevlid-i Şerif yazarı Süleyman Çelebi’dir. Mevlid-i Şerif’i yazmasına vesile olan meşhur hadise burada cereyan etmiştir.
Türkiye’deki “Ulu Cami” adını taşıyan mabetlerin en büyüğü olup, dikdörtgen planlıdır ve 12 paye üzerine oturan 20 kubbesiyle dikkat çeker.
Evliya Çelebi’nin “Bursa’nın Ayasofya’sıdır” ifadesiyle anlattığı cami duaların kabul edildiği beş mekandan biri olarak biliniyor. Tarihi camide, 13 ayrı yazı karakteri ile 41 hattat tarafından duvara yazılmış 87, levha halinde ise 105 olmak üzere 192 hat yazısı bulunuyor.
Caminin tam ortasında yer alan 16 köşeli mermer şadırvanın havuzunun altında bir şadırvan ve üzerinde aydınlık feneri bulunur. Rivayete göre; cami arazisindeki yeri satmak istemeyen bir kadının rızası tam alınamadığı için bu alanın namaz kılınmayan şadırvan olarak bırakıldığı rivayet edilir.
Kündekari tekniğiyle çivi kullanılmadan yapılan minberi, güneş sistemini ve galaksileri simgelediği iddia edilen geometrik motifleriyle ünlüdür.
Özkul Halı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Rıza Özkul “Bursa Ulu Camiinde kullanılacak halı %100 Yeni Zelanda yününden imal edilecek. Reaktif boya ile boyanacak. Yaklaşık 3.200 metrekare alan kaplanacak. Desen Emevi Dönemi son dönemi ile Abbasi Dönemi ilk dönemlerinde sanat eserlerinden alınan bir desen olacak. Alev almaz özellikte üretilecek. En az 25-30 yıl ömrü olan bir halı olarak üretiliyor. Ayasofya, Süleymaniye, Eminönü Yeni Cami ve Yavuz Sultan Selim Camii gibi tarihi camilerin halılarını da dokuduk” dedi.
Telefonla Demirci Özkul firması görevlisi Behçet Özkul ile görüştüm. Bursa Ulu Camii halı yenileme işini kendilerinin yapacaklarını ve Kurban Bayramına yetiştireceklerini ifade ettiler. Bir Manisalı olarak Demircili halıcılarımızla her gittiğim camide gurur duyuyorum. Manisa’nın yüzakı olarak görüyorum. Tüm halı üreticilerimizi ve çalışanları tebrik ediyorum.
Camilere sahip çıkmak, temiz tutmak, güzelleştirmek hepimizin görevi. Tevbe Süresi 18. ayette “Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve âhiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve sadece Allah’tan korkan kimseler gerçek mânada îmâr edebilir. Doğru yola ermiş olmaları umulanlar işte bunlardır.” buyuruluyor.
Bu vesile ile tüm din görevlilerimizi ve diyanet teşkilatını, tüm halı üreticilerimizi ve camilere sahip çıkanları saygı ile selamlıyorum.
Dr. Muzaffer Yurttaş

