7 kat zihnimin 7. kapısının ardındaki hercai menekşemsin sen.
Donmuş zamanın içindeki mevsimim.
Her kapı aralandığında kokusu değişen,
Birinde çocukluğumun ıslak toprağı,
Birinde suskun kalmış dualarımın sesi.
Dokunsam solacakmış gibi narinsin.
Bıraksam kaybolacakmış gibi inatçı,
Atalarının sana kalan mirasının temsilcisi, bir mirasın izisin.
Seni dünyaya getirmek için kendimden vazgeçtim.
Kendi kanımın seni farklı kılacağını.
Konuşabilseydik eğer, seni kendimden korurdum.
Altın taşlarla hazırladım yatağını, tılsımlı suları serperdim ruhuna
Ruhuna işleyebildiğim dualarımın esması, şifa olsun diline,
Korkulu rüyalarımın eşiğinde üşüdüm,
“ vazgeç” diyenlerin seslerinde boğuldum.
Başkalarının ağızlarından çıkan yüzlerce oktan seni koruyamadım.
Sen zaten korunası değil, benim koruyucumdun ama anlatamadım.
İsmimi senden duymanın arzusunu yenemedim, annem.
Bir Ahmed’in Zeyneb’i,
Bir Hatice’nin duasıydın, benim için en çok Yusuf’un Züleyhas’ı…
(2 Nisan Otizm Farkındalığı)
(Hamilelikte teşhis almış ama bebeğinden vazgeçmemiş bir annenin hikayesi AZURE)
