HAYAL VE RESİM

HAYAL VE RESİM

Bir hayalimiz vardı;
İlkokul resim dersinde çizerdik.
Yaz kış bacasından duman tüten,
Kırmızı kiremitli çatısı,
Üç basamaklı merdiveni,
Tahta çitli bahçesinde tavuklar,
62’den tavşanlar,
Dağların ardında güneş doğar.
Kuşlar uçușur,
Uzun bir ırmak,
Doğanın içinde.

Yine yeniden bu hayali kurmaya
var mısın?

ŞAİR HAKAN GÜÇBİLEKLİ

WhatsApp-Image-2026-01-27-at-14.34.30-1024x759 HAYAL VE RESİM

GÜNEŞE SIRTINI DÖNEN GÜNEBAKAN

İzmir Bursa sürat karayolu
Vakit akşamüstü
Yeni yıla günler kala
Yol kenarında bir ayçiçeği
Sırtını güneşe dönmüş
 
İnce narin sarı yaprakları
Yeşille uyum içinde
Yalnız , tek başına, öylece
Sırtını dönmüş güneşe.
Duyan yok ki sesini
 
Acaba kaç kişi gördü onu
Yapayalnız kimsesi yoktu
çok üşüyor mu
İzmir Bursa sürat yolunun kenarında
Sırtını dönmüş güneşe
 
Sorsam derdi ne
Aşk acısı mı battı yüreğine
Dilini bilmem ki
Güneşle zoru ne

ŞAİR HAKAN GÜÇBİLEKLİ

KIRMIZI

Sen kırmızılar giy,
Kırmızı yakışıyor sana.
Bırak saçlarını dalgalansın rüzgarlarda.
Tak gözlüklerini de,
Toz pembe bak dünyaya!
Boş ver düşünme beni
Neredeyim?
Kimleyim?
Ne haldeyim?
Boş ver düşünme beni!
Sen kırmızılar giy,
Kırmızı yakışıyor sana…

ŞAİR HAKAN GÜÇBİLEKLİ

DÜĞÜN

Hacırahmanlı’da bir düğün
Kızlar halay çekiyor
Kına tepsisi ellerinde
İçlerinden biri güzel mi güzel
 
Saçları sarı
Gözleri mavi
Perçemi düşmüş yüzüne
Gece kadar güzel
 
Kasım
Geceler iyice soğudu
Aşk inadına sıcak
Bakışların peşinde yanarken
 
Yeni Ay doğuyor
Ortam neşeli
Gülüşmeler bakışmalar
Hacırahmanlı bu gece çok güzel

ŞAİR HAKAN GÜÇBİLEKLİ

ÇIKMAZ SOKAKTA BITEN AŞK

Kem gözlerin nazarına geldik
Çıkmaz sokakta bitti aşkımız
Evet son dakika golü yedik
Çıkmaz sokakta bitti aşkımız

Allah için çok sevdim seni
Söyle sen sevmemişmiydin beni
Ne boyu belli ne de eni
Çıkmaz sokakta bitti aşkımız

Gönlüme yaptım seni kralice
İsmin dilimde dua hece hece
Karanlık her yer gündüzler gece
Çıkmaz sokakta bitti aşkımız

Deli divane meskenim sokak
Ama başım dik alnım ak
Aşk arıyorum köşe bucak
Çıkmaz sokakta bitti aşkımız

Hakan GÜÇBİLEKLİ

Konak  Karşıyaka Vapuru

Güneşli bir gün
Sonbahar tüm güzelliğinde
Eylülün 21’i
Konak -Karşıyaka vapuru
13:40 seferinde
 
Deniz mavi mi mavi
Hafif dalgalarla yakamoz
Birkaç martı süzülüyor
Bir çocuk saçları sarı
Gülüyor alabildiğince
 
Güneyimiz Göztepe
Kordonboyu tıklım tıklım
Sevgililer elele
Sokak şarkıcıları
Güzel havayı fırsat bilmiş
 
Ve sen sevdiceğim
Deniz gözlerinde ışıyor
13:40 seferinde
Konak Karşıyaka vapuru
Havamız güzel mi güzel

Hakan GÜÇBİLEKLİ

ÇAY BAHÇESİ

Bağbozumu
Ağustos çok sıcak
Renk cümbüşü her yer
Saçlar uçuşuyor
İçim kıpır kıpır
Şelale sularının köpüğü coşkusu
Yar geliyor tramvayla
Tophane’ye çay içmeye

Saat beş civarı
İkindi ezanı okunuyordu
Cumhuriyet caddesi insan seli
Tramvayda üç beş boş koltuk
Hava serinlemedi hala
Ama içim Uludağ serinliği
Saat altı buçukta mı geleceksin
Tophaneye çay içmeye

Bir damla uyku yok gözümde
Heyecandan çocuk kalbim
Yıldızlar görünmüyor ışıklardan
Sokaktan gelen sesler
Papatya mi severdin gül mü
Kararsız kaldim yine
Kırmızı mı giyeceksin gelirken
Tophaneye çay içmeye

Sabah hafif bir yağmur
Mis gibi toprak kokusu
Mavi tişört krem pantolon
Berberde tras sırası
Cami önünden sıcak simit
Tavşan kanı sıcak çay
Otobüsle mi geleceksin yayan mi
Tophaneye çay içmeye

Seni ilk kitap fuarında görmüştüm
Saçların örülü
Yıldırımda yağmura yakalanmıştık
Şemsiyemizde yok
Sırılsıklam
Tramvayda yerde kalmayınca
Elele merdivenlerden çıktık
Tophaneye çay içmeye

Dilime dolandı bir türkü
“süremedim lavantayı”
İçimde kelebekler uçuşuyor
Şehreküstü’de sela avucumla su içtim
Mesafeler aşkı tutuşturuyor
Haydi gel bir an önce
Tophaneye çay içmeye

Hakan GÜÇBİLEKLİ

MANISA ŞEHRENGİZİ

Eğer kendini spil’de özgürce yelelerini uçuştan yılkı atları gibi hissediyorsan
Haydi durma Tarzanin topunun dumanı bitmeden indiği yoldan
Mevlevihaneden dereyolundan
Serebad camii sağında kalsın dilşikar önünde
Ulucami’de ki asırlık çınarlarin kokusunu çek ciğerlerine

Ulutepeden aşağı merdivenlerden
Ihlamur kokuları arasında
Muradiye karşılarken seni
Saruhan bey e selam olsun

Yiğitbaş velinin maneviyatı sararken ruhunu
Mesir macunu şifa olsun dertlerine
Çeşnigir bit pazari kavaflar
Uzun çarşı hala badireyken

Uluparkta soluklanıp
Cafe serada çay molası
Ayn-ı Aliden vecd alıp
Çay başı deresi kırmızı köprü
Bir fatiha oku İvaz paşada
Gülgün hatun yedi kızlara
Ağlasın yine ağlayan kaya
Bakarken ovaya bir elinde başak
Bir elinde zeytin dalıyla kybele

Ilıca plajında yüzülmeyecek artık bilirim
Ama Gediz yine temiz aksın
Atlarını sulasın çiftçiler
Üç oluklu çeşmede
İnsan eksen insan çıkar toprağında
Dağlarında yağ ovaları bal
Ne güzel şey yaşamak Manisa’da

HAKAN GÜÇBİLEKLİ

Share this content:

Yazar

Yorum gönder